30 Mayıs 2016 Pazartesi




Ne Farkı Var Kara Haber’in Trafik Canavarından?...


Trafik Canavarı deyimini hatırlarsınız, söylene söylene hepimizin aklına öyle yerleştirildi ki, sanki bu “canavarın” bir gizli güç olduğu algısı oluştu toplumda...
*
Oysa trafik canavarı dediğin; sen, ben, bizim oğlan...
Alkollü, hızlı ve kuralları çiğneyerek araç kullanan kimse o...
*
Şimdi de “Kara Haber” lafı üretildi...
Her şehit haberi böyle veriliyor artık...
“Kara haber, bugün şuradan geldi, buradan geldi...
Tıpkı trafik canavarı gibi oldu bu “kara haber”...
*
İyi de aslında adı konulmamış bir iç savaşın ürünü değil mi o kara haberler?..
Senin, benim, bizim eserimiz değil mi?...
*
Yıllarca Kürt diye bir şey yoktur, Kürt, çok şiddetli kış olan doğuda karda yürüyen insanların ayaklarından çıkan “kart kurt” seslerinden türetilmiştir diyerek gerçekleri reddeden,

Sonra birden bire yön değiştirip, evet bu ülkede Kürt sorunu vardır; bunun çözümü için de açılım yapmak lazımdır diyen ve buna “Çözüm Süreci” diyen,

PKK ile Oslo’da, Kandil’de defalarca görüşmeler yapan,

Meclis’te bulunan Kürt partisi milletvekillerini talimat almaları için İmralı’ya Abdullah Öcalan’a görüşmeye gönderen,

Habur kapısında teslim olan PKK’lıları, sınırda kurulan “mobil mahkemelerde” sözde yargılayıp derhan serbest bırakan,

Bu süreçte PKK’nın silahlı güçlerinin memleketi terk edeceğini, ancak bunun güvenlik güçleri tarafından izlenmeyeceğini söyleyen,

Bu kapsamda PKK’nın güneydoğu’da kentlerde silah depolamasını görmezden bilmezden gelen,

Tam, sona gelindi deyip Dolmabahçe’de ortak açıklama yapılmasının ertesi günü, aniden bundan dönüp, Kürt sorunu diye bir şey yoktur havasına geçen ve ağdalı bir milliyetçiliğe bürünen,

Bizler değil miyiz?..
*
Bizler değil miyiz, bütün bunlar olup biterken, bu politikaları uygulayanları tek başına iktidar yapanlar?...

Bizler değil miyiz, bütün bunlar yaşanırken sorunun barış içinde çözümü için tutarlı politikalar üretemeyen sözde muhalefet liderlerini yıllarca koltuklarında oturtanlar?...

Bizler değil miyiz, memlekette oluk oluk kan akarken, hiçbir şey olmuyormuş gibi kendi kalbinin kabuğunda yaşayanlar?...

Bizler değil miyiz, güneydoğuda 500 bin çocuk bir yıldır okula gidemezken kendi çocuğunu hangi koleje vereceğinden başka derdi olmayanlar?...

Bizler değil miyiz, güneydoğuda esnaf kepenk kapatıp, insanlar yuvalarını terk ederken, kılı bile kıpırdamadan daha lüks otomobil, daha büyük ev alma hırsıyla yanıp tutuşanlar...
*
Peki, öyleyse ne farkımız var, alkollü, hızlı ve kuralsız araç kullanıp yolları kan gölüne çeviren sorumsuzlardan?..
*
Ne farkı var, kara haberin trafik canavarından?...






19 Mayıs 2016 Perşembe

Kutlu Olsun!...

Emperyalist işgalciler ve onların yerli işbirlikçisi “Vahdettin’lere” karşı vatanın kurtarılması için verilen Kurtuluş Savaşımızın Samsun’da atılan başlama fişeğidir 19 Mayıs...
*
Amasya tamimidir, Sivas kongresidir...
*
Bağımsızlıktır, Cumhuriyettir...
*
Saltanatın ve hilafetin kaldırılmasıdır...
*
Laikliktir, aydınlıktır, insan olmaktır...
*
Devrimci ruhtur; onurdur...
*
Bu ruhu taşıyanlar, 19 Mayıs’ı bayram olarak, kıvançla ilelebet kutlayacak, “Vahdettin’lerse”  19 Mayıs’ı yasaklamak ve kaldırmak için uğraş verecektir...
*
Çünkü mesele, sadece bir bayram kutlaması değildir; mesele, saltanatın kaldırılmasıyla; egemenliğin ulusa verilmesinin, tek adamlığın tarihe gömülmesinin,

Hilafetin kaldırılmasıyla; karanlığın dağıtılmasının, taassubun önüne geçilmesinin, dinin özgür bırakılmasının bir türlü hazmedilememesi ve laik cumhuriyeti devirerek, bu ikisinin geri getirilmeye çalışılmasıdır...
*
Bugün, ısrarla yapılmaya çalışılan yeni Anayasa’da laikliğin olmaması gerektiğinin söylenmesi,  diktatörlükle eşdeğer bir başkanlık siteminin getirilmek istenmesi,  işte bu çabaların somut göstergeleridir...

Köhnemiş “Vahdettin” zihniyetinin hortlamasıdır...
*
İşte bu nedenle 19 Mayıs’ı kutlamak, bugün dünden daha önemlidir; Samsun’a yeniden çıkmakla, aydınlıkla karanlık arasında tercih yapmakla eş anlamlıdır...
*
Kutlu Olsun 19 Mayıs!...
                                                                                       
***




4 Mayıs 2016 Çarşamba



Deniz, Yusuf, Hüseyin ve Rodrigo’nun Konçertosu....

Rodrigo’nun ünlü gitar konçertosu, hiç kuşkusuz bir ustalık zirvesidir...
İçinde ince bir hüzün barındırır...
Dinleyenlerini alır, adeta büyülü bir başka dünyaya götürür...
*
Kim bilir, belki ilk çocuğunu doğumunun hemen ertesinde kaybetmenin derin acısı sinmiştir Rodrigo’nun notalarına...
Belki de üç yaşında gözlerinin görmez olması nedeniyle karanlığa gömülmesinin getirdiği fırtınalı iç dünyasının isyanı...
*
Bir kişinin bile canına kıymadığı halde 6 Mayıs 1972’de yoldaşları, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’la birlikte idam edilen Deniz Gezmiş’in,

“O sahneyi çok iyi somutladım, idam günü gelip çatınca, o sevdiğim, alıştığım giysilerimi giyeceğim: postallarımı, parkamı.
Beyaz ölüm gömleği giydirmek isteyecekler, giymeyeceğim. Kesin direneceğim ve giymeyeceğim.
Öyle her zamanki eyleme gidiş tavrımla gideceğim.
Yok, tıraş falan da olmayacağım.
Gidip, oturup, önce bir sigara yakacağım orada.
Sonra demli, sıcak, güzel bir çay içeceğim.
Ha bak, Rodrigo'nun o ünlü gitar konçertosunu dinlemek isterim orada. Sanırım, asılacak bir adamın son arzusunu geri
çevirmezler.”

Sözleriyle, ölüme giderken son isteğinin Rodrigo’nun bu eserini dinlemek olması, elbette ayrı bir anlam ve hüzün daha yükler bu konçertoya...
*
Erdal Öz’ün, Gülünün Solduğu Akşam adlı kitabında Deniz’in bu isteğini yayımlamasının ardından artık sadece Rodrigo’nun değildir o konçerto...
*
Deniz ve arkadaşlarının uğrunda toprağa düştükleri tam bağımsız, demokrat ve sosyalist Türkiye’nin özlemini duyan tüm yurtseverlerindir...
*
Sadece Rodrigo’nun acılarını değil, Denizlerin acısını da taşır onlar için...
*
Deniz, ölüme giderken son isteği olan konçertoyu dinleyememişse de binlerce seveni, Rodrigo’nun gitar konçertosunu her dinlediğinde onu ve arkadaşlarını anmaktadır...
*
Bu 6 Mayıs’ta da Rodrigo’nun gitar konçertosu binlerce kez Denizler için çalacaktır...
Ve hiç kuşku yok ki, Rodrigo’nun notaları dalga dalga olup, "Deniz'lere" ulaşacaktır...

                                                           ---0---