16 Şubat 2015 Pazartesi

Lanet Olsun!..

Kolay değildir bazen yazmak...
*
Öyle olaylar vardır ki, yüreğinize oturur, içiniz kan ağlar, yazıp acınızı, isyanınız haykırmak, öfkenizi dağlara taşlara duyurmak istersiniz, ama gel gör ki, kelimeleri bulup da yazmakta zorlanırsınız...
*
Ne yazacağınızı, konuya nereden yaklaşacağınızı bir türlü belirleyemezsiniz...
*
Yazar yazar, olmadı diye silip yeni baştan yazmayı denersiniz...
*
Hadi gel de Mersin Tarsus’ta Özgecan’ın hunharca öldürülmesiyle ilgili yaz...
*
Ne söylenebilir, ne yazılabilir ki?
*
Derin analizler yapıp, bu tür sapık saldırıların bilimsel nedenlerinin ne olduğu mu?..
*
Kadına ve çocuğa yönelen cinsel suçlarda cezaların artırılması hatta, idam cezası verilmesi gerektiği mi?..
*
Hemen her gün bir kadının boşandığı eşi veya eski sevgilisi tarafından katledildiği ve katillere akla hayale gelmeyen gerekçelerle ceza indirimleri uygulandığı ve bunun da cinayetlerin devam etmesine yol açtığı mı?
*
Aile ve kadından sorumlu bakanın, cinsel tacize karşı çocuklara çığlık atmayı öğretmek gerektiğini öğütlediği mi?
*
Başbakan yardımcısı seviyesine bir siyasinin kadın iffetli olacak sokakta yüksek sesle gülmeyecek dediği mi?
*
Türkiye’nin dini referans alan AKP iktidarında hızla ortaçağ karanlığına sürüklendiği ve her gün bir başka gerici yobazın, kadının çalışmayarak sadece anne olması gerektiğine, kaç yaşındaki kız çocuğu ile evlenilebileceğine, anne de olsa diz kapağının üstünün tahrik ettiğine dair fetva verdiği mi?
*
Kadın cinayetlerinden, bu sapıkları cesaretlendiren fetvaları verenlerin sırtını sıvazlayan siyasi iktidarın sorumlu olduğu mu?..
*
Nazım’ın, ünlü şiirinde bu ülkede kadınların, sanki hiç yaşamamış gibi öldüğünü
ve soframızdaki yerlerinin öküzümüzden sonra geldiğini söylediği mi?..
*
Hangisi bu onulmaz acıya merhem olur?
*
Hangisi Özgecan’ın annesiyle babasının ve vicdan sahibi insanların yüreğini soğutur?
*
Hangisi?
*
Lanet olsun!..
*
Başka ne söylenebilir ki?..

Mustafa Tuğrul Turhan


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder