21 Kasım 2013 Perşembe


Çanlar Kimin İçin Çalıyor!

CHP’de, Ankara’nın birçok ilçesi için aday adayı çıkmazken, kazanılmasına yüzde yüz gözüyle bakılan Çankaya ilçesinde adeta aday enflasyonu yaşanıyor.
Aday adayı sayısı şimdilik 30 civarında...
Aday adaylarının hepsi kendi çapında çalışma yapıyor...
TV programları, afişler, el ilanları, gazete ilanları, çeşitli toplantılar birbirini kovalıyor...
Halkın Habercisi sitesinde yayımlanan ve bugüne kadar da yalanmayan bir habere göre, CHP’de geçtiğimiz ay yapılan MYK toplantısında,  Ankara’nın Çankaya ve Yenimahalle ilçelerinde belediye başkanı adayının, bu iki ilçenin halen CHP’de olması nedeniyle işlerin aksamaması için Ocak ayında yapılacak eğilim yoklamasıyla, Mamak ve Etimesgut ilçelerindeyse 3 Kasım da tüm üyelerin katılımıyla yapılacak önseçimle belirleneceği kararlaştırılıyor.
Buna göre, Çankaya ve Yenimahalle aday adayları için maraton Ocak ayına kadar uzamış oluyor...
Çankaya ve Yenimahalle’de de önseçim sesleri gelse de duyan olmuyor...
Herkes gardını buna göre alıyor...
Aday adayları Ocak ayında yapılacak eğilim yoklamasına da razı olup, çalışmalarına hızla devam ediyor...
*
Ama o da ne!
Birkaç gün önce Kılıçdaroğlu, Yenimahalle Belediye Başkanını Fethi Yaşar’ı da yanına alıp bir taksi durağını ziyaret ediyor ve orada bir taksicinin, “Fethi Yaşar ne olacak, nereden aday göstereceksiniz” diye sorması üzerine, “Fethi bey Yenimahalle’de Büyükşehir olursa memnun oluruz ama kendisi Yenimahalle’de devam etmesinin daha iyi olacağı düşüncesinde, çok çalışkan ve hizmetinden memnun olduğumuz bir belediye başkanı, kendisiyle Yenimahalle’de devam edeceğiz” diyor...
Dün de Çankaya ile ilgili bir haber gündeme düşüyor...
Hürriyet’te Yalçın Bayer, Çankaya ilçede aday adayı sayısının sekize düşürüldüğünü, parti yönetimin başkan adayını, bu sekiz aday adayı içinden belirleyeceğini yazıyor...
Bununla ilgili olarak da gerçek olmadığına dair bir açıklamaya rastlanmıyor...
*
Bu çerçevede bize de, buyur buradan yak demek kalıyor.
Peki, o halde var olduğu söylenen MYK kararı ne oldu, hani Çankaya ve Yenimahalle’de Ocak ayında eğilim yoklaması yapılarak karar verilecekti?
Karar orada duruyorsa, bizzat partinin genel başkanı o kararı hiçe sayarak Yenimahalle Belediye Başkan adayını taksi durağında nasıl ilan ediyor...
Yine basında yer alan haberlere göre, Çankaya’da da partinin belirlediği sekiz aday arasından birisinin seçileceği anlaşılıyor...
Aslında bu sekiz aday adayı içinden kimin seçileceğini tahmin etmek zor olmasa da şimdilik bunu, bir sonraki yazımıza bırakmak daha uygun görünüyor.
Toparlarsak, bu tablo karşısında gerek Yenimahalle’deki diğer aday adaylarının, gerekse Çankaya’da o sekiz kişi dışında kalan aday adaylarının şimdiye kadar yaptığı çalışmalar boşa gidiyor...
Onca masraf, onca emek, onca yorgunluk bir anda heba oluyor...
Yazık değil mi?
*
İlan edilen adayın, uygun aday olup olmadığı, başarılı olup olmadığı başka şey, alınan ilke kararlarına uyulup uyulmaması başka şeydir.
Doğru olan, uygun adayın önceden alınmış olan kararlara uyularak belirlenmesidir.
Alınmış bir karar varsa, o kararı uygularsın herkes de sonucuna razı olur.
Ama bir karar varsa ve sen istediğin gibi davranırsan bunun adı, keyfilik olur...
Dahası, ilkesizlik olur!
Kırgınlığa, küskünlüğe yol açar...
*
Lakin bu ilkesizlik ve keyfilik CHP’de ilk de değildir.
Sarıgül’ün partiye katılım sürecinde de benzer ferdi girişimler dikkat çekmiştir.
Katılma talebi, Tüzük hükmü gereğince parti meclisinde oylanacakken, ta kapısına kadar çiçeklerle gidilip partiye davet edilmiş, dilekçesi lüks otelde verilen özel kahvaltıda genel başkanca bizzat alınmıştır.
Bütün bunlar,  parti meclisinde yapılacak oylamanın usulen yapılacağının, dolayısıyla kimi yöneticilerin keyfi davrandığının göstergesi değil midir?
*
İlkesizlik CHP’de giderek hakim üslup olmaktadır.
Örgütlerin yok sayılarak hareket edilmesi alışkanlık haline gelmektedir.
Her kafadan ayrı ses çıkmaktadır.
Bu, başkalarını parti içi demokrasiyi işletmiyor, diktatörlük yapıyor diye suçlayanlar için büyük bir çelişkidir.
Ve dahası, demokrat olduğunu iddia eden bir partinin içerden çürümesine neden olacak en önemli tehlikedir.
Öyle görünmektedir ki, çanlar CHP için çalmaktadır...

Mustafa Tuğrul Turhan

 

 

1 yorum:

  1. Sevgili Mustafa, Bu konuyu gündeme getirdiğin için çok teşekkürler... Kimse etli sütlüye dokunmuyor. Ancak senin ön sezgilerin, bürokrasideki özellikle Tef.Ku.Bşk. daki kazandığın beceriler ile olaylara bakışın tespitlerinin hedefi 12 den vuruyor. Ben hep derim, "bir siyasi partide parti içi demokrasi yoksa, nasıl ülkeye demokrasi getirecektir." CHP de tam bir ilkesizlik içinde, çizeceğini söylediği doğru çizgiler devamlı zik, zaklarla tam bir kör düğüm haline gelmekte, hata üstüne hata yapmakta çıkılmaz bir yola girdiğini büyük bir üzüntüyle izlemekte, artık kendime başka yol aramayla ve bulmaya karar verdim. Yolumu da Atatürk çizgisinde çalışan güç birliğinde görmekteyim. Güç birliği bu birleşmeyi başaramazsa, en azından üyesi olduğum, İşçi Partisinin ülke çapında Büyükşehir ve belediye meclis üyelerini demokratik bir şekilde ön seçimle belirleyip, ülke seçmeninin önüne bir alternatif olarak sunması gerektiğine inanıyorum. Burada alınan oy gelecek miktarı genel seçimde İP sini belli bir hedefe kitleyecektir. Bundan başkada bir yol göremiyorum. Yazma ve topluma ışık tutmaya devam... Sevgi ve selamlarımla...

    YanıtlaSil