6 Haziran 2014 Cuma

İş Buralara Varırken Nerelerdeydiniz?

Çayyolu’na son bir yıl içinde on beşin üzerinde özel okul açıldı, kimse ne oluyor demedi, hatta alkış tuttu...
Çünkü bölgenin sosyoekonomik yapısı bu okulları bağrına basmaya çok müsaitti...
Zaten açılmalarının esbabı mucibesi de buradaydı...
Sermaye, bir taraftan Çayyolu’ndaki hızlı yapılaşma ve yoğunluk artışını, diğer taraftan da hükümetin dershaneleri kapatma yönündeki kararını dikkate almış ve bunun sonucu olarak da özel okullar bölgede mantar gibi çoğalmıştı...
*
Oysa ülke Çayyolu’ndan ibaret değildi...
Herkesin çocuklarını özel okullara göndermesine olanak yoktu...
Yıllık on beş, yirmi binlerden başlayan ücretleri ancak belli bir gelir düzeyine sahip olanlar ödeyebilirdi...
Ya ödeyemeyenler...
Onların çocukları ne olacaktı?
Can alıcı soru buydu, ama kimseler bunun üzerinde durmuyordu...
*
Lafa geldiğinde, haktan hukuktan özgürlükten yana olmak kolaydı...
İş kendi çocuklarına geldiğinde, herkes benimki farklı olsun, ayrıcalıklı olsun istiyordu...
Gerçek buydu...
Ve tesadüf olsa gerek (!) kimi özel okulların reklam sloganları da böyleydi...
Ayrıcalıklı, farklı ve gözü yükseklerde olanlar, şeklindeydi...
*
Kaderin cilvesine bakın ki, Çayyolu bölgesinde oturanların çoğunluğu kendisini sosyal demokrat, hatta daha da ötesinde görenlerdi; ama özel okulların en fazla rağbet gördüğü yer de bu bölgeydi...
Çünkü aslında kazın ayağı göründüğü gibi değildi...
Gemisini kurtaran kaptandı...
*
İşte aslında birileri fark etmese de AKP’nin eğitim politikası da bu çelişkiden yararlanarak yol alıyordu...
Parası olanlar, çocuklarını özel okullara gönderiyor; özel okullar, görünüşte kendi içinde dinci, Atatürkçü olarak guruplaşıyor, esasta sermaye para kazanıyordu...
Parası olmayıp da gelecek vadedenler uzundur cemaatin kontrolündeydi, geriye kalanlarda devlet okullarında kaderine mahkum oluyordu...
Nihayet belirli bir kesimin çoktandır elini çektiği devlet okulları, giderek AKP’nin “dindar nesiller” yetiştirme hevesinin esiri olup, imam hatiplere dönüştürüldü...
Bu dönüşüm ülkeyi örümcek ağı gibi sardı...
Eğitim- Sen gibi meslek kuruluşlarının haykırışları duyulmadı, ateş düştüğü yeri yaktı...
*
AKP ve özellikle de Tayyip Erdoğan, cemaatle kapışınca dershanelerin yanı sıra onların okullarını da hedef aldı ve seçim öncesinde kitlelere, “AK Parti davasına gönül vermişlere sesleniyorum siz de gelin devletin okulları bize yeter başka bir şey istemiyoruz deyin."diye seslendi...
Bu çağrı, sayıları oldukça fazla olan yoksul kesimlerde yankı buldu...
Seçimleri AKP’nin kazanmasında da etkili oldu...
Çocuklarını paralı okullara gönderme olanağına sahip olanlarsa bunu fark bile etmedi...
Çayyolu da bu kategorideydi...
*
Şimdi Avni Akyol ilköğretim okulunun bir bölümü imam hatip statüsüne alınacak diye kıyametler koparılmaya kalkılıyor...
Neden?
Çayyolu bu ülkenin bir parçası değil mi?
Bütün ülkede olabilir de burada olamaz mı?
*
Çayyolu'nda, özel okul enflasyonu yaşanıp da gariban halk çocukları devlet okullarında okumaya mahkum edilirken, fırsat eşitliği ayaklar altına alınırken ve nihayet, devlet okulları AKP’nin insafına ve dindar nesiller yetiştirme politikasına terk edilirken seslerini çıkartmayıp özel okullara alkış tutanlar, önce oturup nerede yanlış yaptıklarını sorgulamalı...
Sonra da “dün iş buralara varırken nerelerdeydiniz” sorusuna “makul ve mantıklı” bir cevap vermeli...

Mustafa Tuğrul Turhan


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder