20 Kasım 2014 Perşembe

Lastik Ayakkabı...

Hani bazen söyleyecek söz bulunamayan haller vardır...
Bir şey söylesem, ama ne söylesem; bu durumu hangi sözcüklerle anlatsam denen haller...
Ermenek’teki maden faciasında yaşamını yitiren madenciler için dün yapılan cenaze törenine damgasını vuran, ölen madencilerden Tezcan Gökçe’nin babası Recep Gökçe’nin ayağındaki yırtık lastik ayakkabılara ait fotoğrafların sosyal medyayı sallaması üzerine bugün,  Valilik tarafından iki çift yeni lastik ayakkabı gönderilmesi tam da böyle bir hal...
*
Cumhurbaşkanına sarayların inşa edildiği, süper uçakların alındığı, devlette her türlü savurganlığın yapıldığı bu ülkede, baba Recep Gökçe o lastik ayakkabıları yokluktan değil de keyfinden giyiyormuş ve de illa ki lastik giymeliymiş,  başka ayakkabı giyemezmiş gibi koskoca valilik, pazarlarda 7,5 veya 10 liraya satılan iki lastik ayakkabı gönderiyor...
Bunu yaparken utanmıyor, sıkılmıyor...
*
Bu iki çift lastik ayakkabı, ülkeyi yönetenlerin kafa yapısını, yoksulluk meselesine nasıl baktığını bütün çıplaklığıyla ortaya koyuyor...
*
O kafa, lastik ayakkabı göndermeye utanmadığı gibi, oniki yıldır ülkeyi her şeyin güllük gülistanlık olduğunu iddia ederek yönettiği halde, bu ülkenin insanının hala neden lastik ayakkabıya muhtaç olduğu konusunda samimi olarak hiç düşünmüyor...
*
Birilerinin halis deriden pahalı kösele ayakkabılar giymesini, başka birilerinin de o pahalı ayakkabıların boya parası kadar ederi olan “soğukkuyu” lastik ayakkabılar giymesini yaşamın “fıtratı” olarak görüyor...
*
Onlar için yoksul halk, seçimler öncesinde kömür, erzak, bazen de beyaz eşya dağıtılarak kafalanan, sonrasındaysa kaderiyle baş başa bırakılan kalabalıklar olmaktan başka bir anlam ifade etmiyor...
O kafa, yoksulluğu yok edeceğiz deyip sadaka kültürünü yerleştiriyor; iktidarını bu kültür sayesinde sürdürüyor...
*
Bugünün cumhurbaşkanı, dünün başbakanının talimatıyla, kapı kapı dolaşıp, seçim yatırımı yardımları bizzat dağıtmayı zul saymayan vali, bugün de lastik ayakkabı göndermeyi marifet sayıyor...
İşte “bu kafanın” valisinin ufku da bu kadar oluyor...

Mustafa Tuğrul Turhan












Hiç yorum yok:

Yorum Gönder