28 Aralık 2014 Pazar

CHP’nin İktidarı Bir Başka Bahara...

Basından öğreniyoruz ki, CHP’nin, seçimlerde aktif olarak saha çalışması yapacak olan il ve ilçe örgütlerinin başkanlarının önemli bir bölümü, milletvekili olmak için görevlerinden istifa etmişler...
Seçimlerin kaderini önemli ölçüde belirleyen İstanbul’da İl Başkanının yanı sıra 11 ilçe başkanı, göreve gelişinden bu yana daha 6 ay geçmiş olan Ankara İl Başkanı Necati Yılmaz ve Çankaya İlçe Başkanı ve bazı ilçe yönetim kurulu üyeleri de istifa edenler arasında...
*
Anlaşılan o ki, uzun yıllardır iktidar olamayan CHP’nin 2015 yılı içinde yapılacak seçimlerde de iktidar olmayı başaramayacak...
*
Çünkü bir siyasi parti, iktidara gelmek için uğraş verirken en büyük silahı, örgütü, bir başka ifadeyle teşkilatıdır...
Örgütü ne kadar deneyimli ve çalışkan insanlardan oluşursa, iktidar şansı da o kadar yüksek olur...
Örgüt, iktidara yürümenin en önemli unsurudur...
*
Eskilerin tabiriyle “dereyi geçerken at değiştirilmez.”
Yani, bir işin can alıcı yerine gelindiğinde esas üzerinde değişiklikler yapmak doğru değildir...
Ama gelin görün ki, CHP örgütünün önemli noktalarındaki yöneticileri,  tam da kendilerinden sahada çalışmaları beklenirken milletvekili olma sevdasıyla istifa ediyorlar...
Yerlerine bir başkası gelecek...
*
Elbette herkesin milletvekili adayı olmaya hakkı var; ancak, parti yöneticileri için öncelik, kendilerinin milletvekili olmalarından önce partinin seçimden başarıyla çıkması olmalıdır...
İstifa edenlere sorsan, hepsi, partinin neferidir; koltuk sevdalısı değildir; hangi görev olursa yapmaya hazırdır...
Peh, peh, peh!..
*
İyi de mesela Ankara’da, daha göreve 6 ay önce gelen bir İl Başkanının istifa ederek vekil olma telaşına düşmesinde bir gariplik yok mudur?
Daha önce Çankaya Belediye Başkanlığı için aday adayı olan ve bu adaylığa Alper Taşdelen’in “atanmasıyla” umduğunu bulamayan Necati Yılmaz’ın, hemen arkasından İl Başkanlığına aday olup seçildikten kısa süre sonra da milletvekilliğine aday olması koltuk sevdası değilse nedir?
*
Bu istifa, genel merkez ile birlikte planlanmadıysa ki, böyle olduğu kuvvetle muhtemeldir;  çok daha garip ve yanlıştır...
Partisinin tercihlerine bakılırsa, kuvvetle muhtemeldir ki, milletvekili adayı da yapılmayacaktır...
Öyleyse, CHP yönetiminin Ankara gibi önemli bir ilde, seçime kısa süre kala il başkanının örgütü bırakmasına seyirci kalmasının yanlışlığı da ortadadır...
*
Milletvekili adaylığını, örgüt yöneticilerinin sadece kendi tercihlerine bırakmak, demokratlık değil, en hafif ifadeyle, örgüt olma bilincine sahip olmamaktır...
Kısa süre kalan genel seçimlere, örgütü ile işbirliği yaparak, kimin nerede olacağına birlikte karar verme disiplinini sağlayamayan bir partinin başarılı olma şansı da ne yazık ki, bu çalışma anlayışıyla doğru orantılı olup,  son derece azdır...
*
Görünen odur ki, en azından İstanbul, Ankara gibi seçim sonuçlarını etkileyecek büyük illerin başkanlarını örgütün başında tutamayan, İstanbul İl başkanının yerine, İstanbul ile hiç alakası olmayan ve siyasetteki başarı grafiği de çok tartışmalı olan Murat Karayalçın’ı atayan CHP’nin iktidar olma umudu bir başka bahara kalacaktır...

Mustafa Tuğrul Turhan








Hiç yorum yok:

Yorum Gönder