29 Ağustos 2018 Çarşamba




CİNSEL TACİZ TEHLİKELİ KONU...

Şu cinsel “taciz” meselesi, uzun zamandır, özellikle aktör Talat Bulut’un dizi setinde bir kızı taciz etiği iddialarının pehlivan tefrikası gibi her gün medyada haber yapıldığından beri kafamı kurcalıyordu, ama yazmak da istemiyordum...

Yazmak istemememin nedeni, bu konunun her tarafa çekilip sündürülecek mahiyette “tehlikeli” olmasıydı...

Ama bugün, sunucu ve oyuncu İpek Tanrıyar’ın, daha önce pek çok ünlü kadının yaptığı gibi, geçmişte yaşadığı bir taciz olayını, “bir el tişörtümün altından girdi bir baktım sütyenimin askısında” diyerek canlı yayında anlatmasının ve ayrıca bir katolog çekimi sırasında da tacize uğradığını söylemesinin medyada manşetten yer aldığını görünce fikrimi değiştirdim...

Yazıyorum...

Baştan söyleyeyim; bu “taciz” meselsi karşısındaki toplumumuzun duruşu tam bir ikiyüzlülük örneğidir...

Taciz iddiaları karşısında erkeklerimizin hepsi, hiçbir kadına yan gözle bile bakmamış ehli-namus, kadınlarımız da sütten çıkmış ak kaşık rolünü oynuyor...

Mesela, Talat Bulut ile ilgili taciz iddiası yargıya intikal ediyor ve sonucunda adamın böyle bir eylemde bulunduğu ortaya konulamıyor, ama herkes kafadan Talat Bulut’u mahkum ediyor; Talat Bulut, iddiaların gündeme geldiği dizideki rolüne devam ediyor, ama Mahsun Kırmızıgül, onu yeni filminin kadrosundan çıkartarak, bu konularda ne denli hassas birisi olduğunu mesajı veriyor, dizideki rol arkadaşı Şevval Şam, mecburen devam ediyorum anlamında bir şeyler söyleyerek, aynı minvalde görevini yerine getirmiş oluyor...
*
Sokakta sıradan insanlar arasında bir taciz iddiası olduğundaysa, kan gövdeyi götürüyor...
Ehli namus erkeklerimiz, taciz ettiği iddia edilen şahsı, linç etmekten geri durmuyor, herkes, yapmıştır diye iddiaya kesin gözüyle bakıyor...

Geçenlerde okuduğum bir haberde, taciz edildiği iddia edilen bir kızı tacizciden koruyan bir genç, tacizci sanılarak çevredekilerin saldırısına uğruyor ve beline kırık soda şişesi saplanıp ağır yaralanıyor...

Bir başka haberde, bir kadın parkta otururken bir gencin kendisinden su istemesini taciz olarak değerlendirip çığlıklar atınca oradakiler genci linç etmeye kalkıyor...

Neden?..

Çünkü dervişin fikri ve zikri meselesi; adam kendisi neyse herkesi kendisi gibi biliyor...

Kendisi yaptığını ve yapacağını bildiği için, iddiayı duyar duymaz, tamam yapmıştır diyor...

İşin ilginç yanı bu tür bir olay her an her erkeğin başına gelebilir, kazara bir davranışını yanlış anlayan bir kadın kalkıp da bu beni taciz ediyor diye bağırırsa, yandı gülüm keten helva, linç olmak işten bile değildir...

Toplum bu halde...
Çok namusluyuz ya!...

Tarikat yurtlarındaki tecavüzlere gık demiyor, ama sokaktaki tüm kadınların namusu bizim erkeklerden soruluyor...
*
Tacizin son derece çirkin bir şey olduğunu belirterek keskin tavırlar sergileyen ünlü kadınlarımız, tıpkı İpek Tanrıyar’ın yaptığı gibi, tacize uğrama hikayelerini, mutlu mesut bir yüz ifadesiyle ballandıra ballandıra anlatıyor, medyamızda bunları günlerce manşet yapıyor...

Öyle ki, artık tacize uğramış olmak, ünlüyseniz gündeme gelmenin, ünlü değilseniz, ünlenmenin bir vasıtası oluyor...
*
Taciz hep ve sadece erkeklerce yapılan bir işmiş gibi gösterilerek, kadınların davetkar tavırlarından ve erkekleri taciz etmelerinden hiç söz edilmiyor...
Ve ikiyüzlülük, burada da bütün ihtişamıyla karşımıza çıkıyor...

Başta söyledim taciz “tehlikeli” konu...

Hele, erkek egemen sahte namus anlayışının ve sahte namus gösterilerinin revaçta olduğu bugünün Türkiye’sinde çok ama çok tehlikeli...

Her erkek, her an linçe maruz kalabilir...
Tıpkı, her kadın ve çocuğun, her an tacize maruz kalabileceği gibi...

                                                               --0--



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder