20 Mart 2014 Perşembe

Muhalefet Madem ki Meclistedir...

Haklarında sürüyle yolsuzluk iddiaları bulunan dört bakanın kabineden dışlanmasının ve başbakan hakkında ciddi iddiaların ortaya dökülmesinin üzerinden epey zaman geçti...
Muhalefet, bırakın meclisten çekilmeyi, sokaktaki insandan farklı davranıp da Anayasa’da öngörülen denetim yollarını etkili şekilde kullanmak yerine, bağırıp çağırmayı tercih etti...
*
Daha önce de yazdığımız gibi hükümet hakkında tek bir gensoru önergesi verilmedi...
Yolsuzluk iddiaları ayyuka çıkan bu dört bakan hakkında meclis soruşturması açılmasını istenmedi...
*
Dün meclis muhalefetin çağrısıyla olağanüstü toplandı...
Önceden rahatlıkla tahmin edileceği üzere kargaşa yaşandı ve toplantı sona erdi...
Olacağı buydu...
Bu toplantıdan ne bekleniyordu?
Fezlekeler mecliste okunsa sonuçları ne olacaktı?
Bunun bir yaptırım getirmesi mümkün müydü?
Değildi...
Dün, muhalefet üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek peşindeydi...
Sonunda hukuki bir süreç başlamayacak olsa da fezlekeler okunursa, seçimler öncesinde bunun iyi bir propaganda olacağını ve AKP’nin kamuoyu nezdinde yara alacağını hesap ediyordu...
Ama evdeki hesap çarşıya uymadı...
*
Uyamazdı çünkü Anayasanın yüzüncü maddesinde, aynen “Başbakan veya Bakanlar hakkında, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az onda birinin vereceği önerge ile soruşturma açılması istenebilir. Meclis, bu istemi en geç bir ay içinde görüşür ve gizli oyla karara bağlar.
Soruşturma açılmasına karar verilmesi halinde, Meclisteki siyasi partilerin, güçleri oranında Komisyona verebilecekleri üye sayısının üç katı olarak gösterecekleri adaylar arasından her parti için ayrı ayrı ad çekme suretiyle kurulacak onbeş kişilik bir komisyon tarafından soruşturma yapılır. Komisyon, soruşturma sonucunu belirten raporunu iki ay içinde Meclise sunar.” Denilmekteydi...
Buna göre muhalefet, meclis soruşturması için zamanında girişimde bulunmuş olsaydı, şimdiye kadar ciddi bir mesafe alınmış olacaktı...
*
Ama ne yazık ki bu girişim hala yapılmamıştır...
İktidar her rejimde vardır, demokrasiyi demokrasi yapan muhalefetin olmasıdır...
Sadece bu mu?
Hayır!
Muhalefetin muhalefet görevini layıkıyla yapması, Anayasal ve yasal bütün yolları sonuna kadar kullanması gerekir...
İşte o zaman gerçek bir demokrasiden söz edilebilecektir...
*
Şimdi birileri, muhalefet partileri soruşturma önergesi verseler ne olacak, iktidarın oylarıyla o da reddedilirdi diyebilir...
Lakin bu doğru bir yaklaşım değildir...
Bu mantıkla hareket edilecekse, dün meclisi toplantıya çağırmanın da, mecliste oturmanın da gereği olmadığı açıktır...
*
Mademki bunca olup bitene rağmen muhalefet meclistedir, o halde hiç değilse, soruşturma önergesi vermeli, dosyaların içeriğine ilişkin detaylı olarak bilgi sahibi olma yolunu açmaya çalışmalıdır...
Eğer iktidar partisi bunu engellerse, muhalefet işte o zaman dün olduğundan daha güçlü olacak, yolsuzluğun sadece dört bakanla veya başbakanla sınırlı olmadığını, AKP’nin bir bütün olarak yolsuzluklar batağına saplandığını açık bir şeklide ortaya koymuş olacaktır...

Mustafa Tuğrul Turhan


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder