16 Ocak 2015 Cuma


Charlie Hebdo’nun Karikatürleri Ve Cumhuriyet Gazetesi...

Eğri oturup doğru konuşmak gerekirse, düşünce ve ifade özgürlüğü, inançlarla ilgili olarak kullanılırken son derece özenli davranmak gerekir...
Çünkü sonuçta düşünce ifade edilen alan, tamamen kişinin iç dünyasıyla ilgili olan, inanmak veya inanmamakla ilgili olup, özeldir...
*
Bu nedenledir ki, herhangi bir inançla ilgili düşünce beyan edilirken, o inanca sahip olanların hassasiyetinin, tepkilerinin ne olacağının hesaba katılması, düşünce özgürlüğünün sınırlanmasıyla ilgili olmaktan daha çok, inanç özgürlüğüne saygıyla ilgili bir meseledir...

Ve aynı zamanda, “empati” kabiliyeti ve “duygusal zeka” göstergesidir...
*
İnanç alanıyla ilgili düşünce,  eğer bir kişi değil de topluma hitap eden bir basın organınca ifade edilecekse, bu saygının ve duygusal zekanın çok daha fazla gösterilmesi beklenir...
Zira basın özgürlüğünü dayanarak yazılı veya görsel yayın yapan kurumların, her türlü özgürlüğe, herkesten daha çok sahip çıkması ve içinde yaşanan toplumun değerlerini ve hassasiyetlerini herkesten fazla bilmesi gerekir...

Bu, sadece bir zorunluluk değil, aynı zamanda bir sorumluktur...
*
Cumhuriyet Gazetesinin, Charlie Hebdo Dergisinin Hz. Muhammed ile ilgili karikatürlerini yayımlaması, her türlü siyasal kaygıdan arınarak, bu genel çerçeve içinde değerlendirilmelidir...
*
Bu karikatürlerin yayımlayanların kanlı bir baskınla katledilmeleri, dini referanslar üzerinden siyaset yapan AKP iktidarı tarafından da kınanmak durumunda kalınmış olup, bazı radikal çevrelerden kaynaklanan,“ama öldürülenler de İslam dünyasının peygamberine hakaret ettiler” şeklindeki birkaç cılız sızlanma dışında ciddi bir tepki oluşmamışken,  o karikatürleri Türkiye’de yayınlamak neyin nesidir?

Basın özgürlüğünün müdür; düşünceyi ifade özgürlünün müdür; yoksa özellikle son yıllarda bağnazlığın tavan yaptığı Türkiye’de bu yayının sonuçlarının neler olabileceğini öngöremeyen bir zeka eksikliğinin göstergesi midir?
*

Katolik Hıristiyan dünyasının lideri Papa Francesco’nu bile, Hz. Muhammed ile ilgili karikatürlerin Fransa’da yayımlanmasıyla ilgili olarak, “Eğer iyi arkadaşım anneme küfrederse, bir yumruk yemeyi bekleyebilir.” Diyerek manidar bir değerlendirme yaptığı dikkate alındığında, bu karikatürlerin Türkiye’de yayımlanmasının basın ve düşünce özgürlüğünün değil, toplumun nabzını tutamayan bir zekanın ürünü olduğunu söylemek haksızlık olmasa gerektir...
*
Lafı dolandırmadan söylemek gerekirse; Cumhuriyet Gazetesinin yaptığı, haklıyken haksız duruma düşmenin en somut örneği, çarşafa rozet takan, sağa açıla açıla bir hal olan ana muhalefet partisinin Cumhuriyet Gazetesinin yayınını özgürlük adı altında savunmasıysa, çelişkinin daniskasıdır...

Mustafa Tuğrul Turhan   


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder