8 Ocak 2015 Perşembe

O zaman Niye Öyle Şimdi Niye Böyle?

Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilmesi ülkenin geleceği bakımından çok büyük bir tehlike de 2015 yazında yapılacak seçimlerde, AKP’nin yeniden tek başına iktidar olması, hatta HDP’nin de manevralarıyla TBMM’de Anayasa’yı değiştirecek bir çoğunluğu yakalaması tehlike değil mi?
*
AKP bu seçimden de tek parti iktidarı çıkartırsa, bugün provaları yapılan Başkanlık Sistemi resmen kurulmayacak mı?
*
Hiç uzatmayalım, AKP yine kazanırsa, bu defa “demokrasi tramvayı” son durağa gelmeyecek mi?
*
E öyleyse, nerede Cumhurbaşkanlığı seçiminde parti organlarına danışmadan torbadan Ekmeleddin İhsanoğlu’nu çıkartıp aday ilan eden ve bunu, ‘yaptımsa ben yaptım risk aldım’ diyerek savunan Kemal Kılıçdaroğlu?...
*
Nerede, Kılıçdaroğlu ile üç dakika görüşüp, Ekmeleddin bey’in CHP ile ortak “çatı” adayları olduğunu açıklayan Devlet Bahçeli?...
*
Sahi neredeler?
2015’te genel seçim yok mu?
*
Mevcut verilere göre, CHP ve MHP’nin, bu seçimde tek başlarına AKP’ iktidarına son verecek bir başarı gösterebileceğine dair hiçbir ışık olmadığına göre, neden şimdi de cumhurbaşkanlığı seçiminde yaptıkları gibi işbirliği yapıp, ortak bir seçim stratejisi oluşturarak, “güç birliği” yapmıyorlar?...
*
Neden, cumhurbaşkanlığı seçiminde olduğu gibi diğer küçük partilerle de görüşüp geniş bir yelpaze ile ittifak aramıyorlar?
*
Neden?..
Asıl birlikte hareket etme zamanı şimdi değilse, ne zaman?
*
Ama sergiledikleri tutum ve davranışlardan anlaşılan o ki, koşullar birlik olmayı gerektirmekteyse de CHP ve MHP’nin, önümüzdeki genel seçimlerde, cumhurbaşkanlığı seçimindeki gibi bir ittifak içine girmesi söz konusu olmayacak...
*
Bu durumda da beklenmedik gelişmeler yaşanıp büyük bir sürpriz olmazsa, AKP bu seçimlerden de galip çıkacak ve var olan bütün sorunlar ikiye üçe katlanacak...
*
Hal böyle olunca da bu tabloya rağmen, önümüzdeki genel seçimlerde “güç birliği” yapmayan CHP ve MHP’nin, cumhurbaşkanlığı seçiminde Ekmeleddin bey’in çatı adayı olması konusunda “üç dakikada” anlaşmalarının gerekçesinin ne olduğunu, bu anlaşmanın, kendi özgür iradeleri ile mi, yoksa birilerinin kulaklarına üflemesi neticesinde mi sağlandığını ve tabi, böyle yaparak neden seçmeni sonu belli bir maceraya sürüklediklerini, kamuoyuna açıklamaları tarihi bir zorunluluk olacak...
*
Öyle ya,“bu ne perhiz bu ne lahana turşusu”; o zaman niye ittifak da, esas şimdi ittifak zamanıyken niye ayrı baş, bir planın parçası mısınız diye sormazlar mı adama?..

Mustafa Tuğrul Turhan









Hiç yorum yok:

Yorum Gönder