17 Mayıs 2015 Pazar

Hayırlara Vesile Olur İnşallah!..

Türbanın serbest bırakılması çok iyi oldu, bakın artık konuşulmuyor; istismar edilemiyor diyor kimileri...
*
Yanılıyorlar...
*
Türban meselesi, sadece isteyenin başını örtmesi olsa biterdi; ama bitmedi, çünkü sadece baş örtmenin değil, aynı zamanda din üzerinden siyaset yapmanın da bir aracıydı...
*
Recep Tayyip Erdoğan’ın“Velev ki” dediği simgeydi...
*
Din siyasallaştırıldığında, simgeler değişir ancak istismar hiçbir zaman bitmezdi ve de bitmedi...
*
Eski seçimlerde türban vardı, bu seçimde türban oyundan çıktı, yerine “Kabe”, “Kur’an’tercümesi, Diyanet İşleri Başkanlığı tartışmaları girdi...
*
HDP eş başkanı Selahattin Demirtaş, “Müslümanlar Kabe'ye hacı olmak için gider. İşçiler açısından da Taksim olmazsa olmazdır.” Dedi, kıyametler koptu...
*
Birilerine yeni istismar fırsatı doğdu...
*

Başbakan Davutoğlu tipik bir demagoji örneği vererek,“ Yahu bu nasıl söz. Biz Kabe'ye laf söyletmeyiz, Kabe'ye şirk koşulmasına izin vermeyiz. Ne inancı taşırsan taşı.” Deyip çıktı...
*
Oysa bu ülkede Kabe’yi pasta yaptırıp yiyenler olduğunda sesleri çıkmamıştı...
*
Kaldı ki, Demirtaş’ın söylediği çok açıktı; eş başkan, bazı şeylerin mekana bağlı olduğunu,  bir Müslüman’a ‘Başka bir yere git, hacı ol’ denilemeyeceğini onun Kabe’ye gitmesi gerektiğini, işçilerin de 1 Mayıs’ta anma yapacaklarsa, bizzat Kazancı Yokuşu’nda, o insanların öldürüldüğü, katledildiği yerde yapmaları gerektiğini söylüyordu...
*
Selahattin Demirtaş, Diyanet İşleri Başkanı için alınan1 milyonluk Mercedes’i de ima ederek, “Diyanet bir israf mekanizmasıdır, onu kaldıracağız, İnanç İşleri Başkanlığı kuracağız.” Dedi...
*
 Ve eleştirilerini, Kürtçe konuşmanın dahi yasak olduğu 1992 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı’na Kürtçe Kur’an meali sunulduğunu ancak bunun kabul edilmediğini söyledi ve “Devlet konuşacağı dili belirliyor. Türkçe dışında hutbe veremezsin diyor Diyanet. Niye Allah, Kürtçe bilmiyor mu, İngilizce bilmiyor mu, kendi yarattığı dili anlamıyor mu Allah, sen niye engelliyorsun Diyanet olarak...” Diyerek sürdürdü...
*
Bu defa Anayasa’ya göre tarafsızlık yemini etmiş olan Cumhurbaşkanı devreye girdi; Diyanet İşlerini savunarak, Kürtçe Kur’an’ı Kerim’i elinde sallayıp miting konuşması yaptı ve 1 milyonluk Mercedes için Diyanet İşleri Başkanına seslenerek, “ Hocam ne yapıyorsun niye satıyorsun, senin bineceğin Mercedes’in fiyatı ne ya...” Dedi...
*
Velhasıl kelam bu seçimlerde de siyaset, din üzerinden oy devşirmeye tam gaz devam etti...
*
E haliyle, referansı din olan sözde laik “demokrasilerde” bunlar çok normaldi...
*
Hal böyle olunca da geriye, “hayırlısı olur inşallah” demekten başka çare kalmadı...

Mustafa Tuğrul Turhan






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder